Google emlakkulisi
Konut | Konut Projeleri | TOKİ | KİPTAŞ | Yazlık | Mortgage | İş Fırsatları | Dekorasyon | Sigorta | Kira | Ticari | Turizm | Sektörel | Dış Piyasalar | İhale |     
Toki Cephesi
Hedefimiz 500 bin konut!
Erdoğan Bayraktar
Kredi Uzmanı
Kriz konut sektörüne nasıl yansıdı?
Barış Yılmazkaya
Ahşap Dünyası
Ülke olarak fırsatları değerlendirelim..
Hüseyin Kuru
Konuk Yazar
Fırsat kapıyı çalarsa...
Alp Şahin
Gayr. Finansmanı
Kral 2’nci Tush’un büyüsü sönen ülkesi
Ali Hepşen
Tüm yazarlar için tıklayınız
Arsa yatırımının 10 püf ...
Hedefimiz 500 bin konut!
Fırsat kapıyı çalarsa...
Ahşap sistemle inşa ...
Kriz konut sektörüne ...
Ülke olarak fırsatları ...
Kral 2’nci Tush’un ...
 

Yükselişin takvimi belli oldu!

Dün Sabri Ateş’in görüşlerini yayınlamıştık. Bugün de yardımcısı Nizamettin Aşa’nın görüşlerini yayınlıyoruz. Aşa fiyatların Eylül’de patlayacağını söylüyor.

İstanbul Umum Emlak Komisyoncular Odası Başkan Yardımcısı Nizamettin Aşa , “Piyasada faizler düştüğü zaman talep oluşuyor. İnsanlar ‘faiz düşmüşken ev alalım’ diyor. Şuanda piyasada satan çok , alıcı az. Biz, parası olan alsın diyoruz. Seçim belirsizliği bitti, önümüzdeki dönemde bu fiyatlara nitelikli konut bulunmaz. “ dedi.

Aylardır seçim sonuçlarına odaklanan piyasalar , sandıktan yine tek parti iktidarı çıkmasını heyecanla karşıladı. Emlakçılar “ Bu seçim sonuçlarıyla, bir yıldır süren durgunluk aşılır, Ağustos’un ikinci yarısı en geç Eylül’de emlak piyasasında patlama olabilir. “ derken, İstanbul Umum Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Yardımcısı Nizamettin Aşa ise 1-2 ay içinde sınırlı hareket olabileceğini, asıl hareketlenmenin 2008’e kalacağını savunuyor.

UMUTLAR ARTTI

Nizamettin Aşa, emlak piyasasındaki durgunluğun tüm emlakçıları ve inşaat sektörünü olumsuz etkilediğini ifade ederek, “ Seçimden çıkan sonuç, umutları arttırdı. Müteahhitler iflasın eşiğine gelmişti. Gayrimenkul satışları adeta durmuştu. Şimdi beklentiler olumlu.” dedi. Piyasada faizlerin düşmesine pararlel bir talep oluştuğunu ifade eden Aşa , “Faiz düşmüşken ev alalım diyenler artıyor. Şuanda da satılık gayrimenkul çok. Alan yok. Uyarıyoruz: Parası olan mutlaka alsın. Nitelikli konutlar, krediye uygun konutlar bir daha bu fiyata bulunamaz. Bu piyasanın hareketlenmesi şart. Bu işten ekmek yiyoruz. Seçim belirsizliği bitti , yine tek parti iktidara geldi. Pskolojik etki oluştu. Olumlu beklentiye bağlı konut talep oluşacak. Fiyatların bir miktar yükselmesi doğal. Neticede arz-talebe bağlı bir şey bu.” diye konuştu. Nizamettin Aşa şöyle devam etti:

TABELA FİYATINA SATIŞ

“2005 yılından itibaren, 2006’nın ortalarına kadar yoğun talebe bağlı olarak fiyatlar yükselmişti. Vatandaş ne bulsa almaya kalkıştı. Şimdi de öyle bir dönem yaşayacaksak, yükselmesi ve yükselme eğilimi doğal. Bugün 200 bin YTL istenen evi peşin para ev pazarlıkla 150 bine alabiliyorsunuz. Ancak seçim sonuçlarıyla bu dönem kapanır. Bir ev için 200 bin YTL tabela fiyatı konuluyorsa bu ev gerçekten 200 bin YTL’ye kadar gidebilir. Bundan sonra tabela fiyatları, gerçek fiyatlar olarak gündeme gelecektir. 200 bin YTL istenen eve 200 bin YTL’den alıcı bulur. Ancak 200 bin YTL’nin üzerine de çıkamaz.”

(Star)


Bu haber 26 Temmuz 2007 Perşembe günü girildi ve 200 kisi tarafından okundu.

  DİĞER BAŞLIKLAR

Kiralarda 'çifte kontrata' dikkat!

HSBC’den kira ödemeleri hizmeti

İstanbul’da kira fiyatları düşüşte!

Kiracılara zam müjdesi..Artışlar yıllık enflasyonu geçemeyecek

500 YTL üzerindeki ödemelerde elden kira devri sona erdi

Kiralarda bankadan ödeme zorunluluğu

Kiralar 1 Kasım’dan itibaren bankalara veya PTT’ye yatacak

Kiralar 1 Kasım’dan itibaren banka ya da PTT’ye yatacak

500 YTL üzeri kiraların bankaya yatırılması uygulaması başlıyor

500 YTL’nin üstündeki kiralar bankaya yatacak
 
TOKİ’den yeni 4 kampanya
12 firma eleman alacak
 
© 2007-2008 Emlak Kulisi Her Hakkı Saklıdır
Ana Sayfa | İletişim | Reklam | Konut Forum
Açılış Sayfası Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | İletişim 
Emlak Kulisi | 3D ve toplumsal bilinç üzerine..
Google emlakkulisi
Konut | Konut Projeleri | TOKİ | KİPTAŞ | Yazlık | Mortgage | İş Fırsatları | Dekorasyon | Sigorta | Kira | Ticari | Turizm | Sektörel | Dış Piyasalar | İhale |     
Toki Cephesi
Hedefimiz 500 bin konut!
Erdoğan Bayraktar
Kredi Uzmanı
Kriz konut sektörüne nasıl yansıdı?
Barış Yılmazkaya
Ahşap Dünyası
Ülke olarak fırsatları değerlendirelim..
Hüseyin Kuru
Konuk Yazar
Fırsat kapıyı çalarsa...
Alp Şahin
Gayr. Finansmanı
Kral 2’nci Tush’un büyüsü sönen ülkesi
Ali Hepşen
Tüm yazarlar için tıklayınız
Arsa yatırımının 10 püf ...
Hedefimiz 500 bin konut!
Fırsat kapıyı çalarsa...
Ahşap sistemle inşa ...
Kriz konut sektörüne ...
Ülke olarak fırsatları ...
Kral 2’nci Tush’un ...
 

3D ve toplumsal bilinç üzerine..

Hüseyin Kuru

1961 yılında ABD başkanlığı için J.F.Kennedy göreve başladığında Amerikan halkına sarf ettiği şu sözler toplumsal bilinç’ in ne anlama geldiğini çok güzel anlatmaktadır.

’’Amerika’ nın size ne yapacağını beklemeyin, siz, ülkenize ne verebilirsiniz, onu düşünün’’..

Her şeyi başkasından beklemenin, hep kendine bir şeyler yapılmasını istemenin bireyin ve toplumun üzerinde yapılanlar altında ezikliğe yol açacağını, bağımlı olunacağını ifade ederken bir yandan da hep vermek durumunda olanın da, ki bu ülkemizde hep devlet olur, bir gün gücünün tükeneceğini vurgulamak istemiştir.

Ülkemizin son 60 yılında yaşanan darbeler, depremler ve demokrasinin  kesintiye uğramasına rağmen acaba bunca badireden sonra toplum olarak yaşanan felaketler üzerine bir sorgulama ve tabi sonucunda da bir refleks ve bir bilinç oluştu mu derseniz, bence hayır.

Toplumsal bilincin temel sonucu vatanı sevmekten geçiyor.
Vatan sevgisinde ölçü ise üreterek, ürettiği ile de vatanını insanca yaşanacak bayındırlığa ulaştırarak olur.

Bu da ancak bilinçle, emekle olabilir; ötesi boş lafla ömür tüketmektir.
Cumhuriyetimizi kuranlar toplumsal bilicin oluşması yönünde üniter devlet yapılanması ve kültürel devrimlerle bunu sağlamaya çalışmışlar.
Ancak bu süreç 1950 lerden sonra para ve alaturka zihniyete endekslenmiştir.

Bunu en önemli nedenlerinden biri de kökleşemeyen şirketlerimizdir.
Bugün güçlü ve büyük ekonomilere sahip ülkelere baktığınızda derinlere kök salmış büyüklü küçüklü şirketlerin varlığını, yaygınlığını ve etkinliğini görürüz.

Mesela, Fransız Chateau de Gouillane şirketi 1.007 yıllıktır, Japon inşaat şirketi Kongo Gumi 1.428 yıllıktır..veya yüzlerce yıldır aynı işi yapan aynı aileler olduğunu göreceksiniz.

Tabi üretmek için gerekli bilgi ve tecrübe kaybolmamakta ve mesleki bilinçte artmaktadır.

Ülkemizde ise 35 milyon insan doğduğu yerde yaşamamakta, önemli bir kısmı da mesleği dışında bir dalda çalışmaktadır.

Ülkemizde darbeler, depremler ve demokrasinin toplumlar üzerinde yaşananların hem sosyolojik etkileri hem de toplumsal bilinçlenme adına çok ciddi etkileri olmuştur.

Toplumsal bilicimizi ’’devletin ömrü sonsuzdur’’ üzerine kurmalı ve bu sonsuzluğu sağlamak için de üreterek kalkınma bilincini vermeliyiz.

Osmanlı İmparatorluğu ülkeye çınar ağaçları, Cumhuriyetimiz ise meşe ağaçı dikmiştir ki bu durum tamamen geleceğe bakış açısı olarak bilinmelidir.

Ancak ülkemizde her 10 yılda bir yaşanan darbeler demokrasiye ve siyasete bir darbe indirmiştir ve bu da milletin ekmeğine vurulduğu çok sonra anlaşılmıştır.

Çünkü demokrasi ve istikrar olmadan ekonomik alanda milletin refahının ve gelir seviyesinin artmayacağı çok iyi bilinmelidir.

Peki tepkimizi ise nasıl verdik derseniz sadece kullandığımız oy’la yani seçim sandığı ile bu işi çözmüşüz.

Seçim sandığını sevmekte aslında toplumsal bir bilinçtir.
Peki depremler için toplumsal bir bilincimiz var mı derseniz, maalesef hayır.

Cumhuriyetin ilk yıllarından beri çok büyük depremler yaşanmasına, bu depremlerde yüzbinlerle ifade edilebilecek rakamlarda insanlarımızı kaybetmemize rağmen sonuçta biz ne yaptık derseniz, gene aynı evleri inşa edip gene aynı evlere taşınmadık mı?

Sonuç gene aynı olmadı mı?

Peki o zaman neden bu konuda toplumsal bir bilinç oluşmuyor?
Aslında bu durum her şeyi devletten beklemenin de tabi sonucudur.
Siyasi erk veya hükümetler yaptıkları işlerle toplumlara vizyonlarını ve hedeflerini göstermek zorundadırlar.

Tabi eğer siyasi erkte vizyon yoksa toplumda da bir bilincin yerleşmesi geleceğe olan güvensizlikten kaynaklandığı bilinmelidir.

Halbuki bugün ülkenin geleceği hiçbir dönemde olmadığı kadar aydınlık ve parlaktır.

Buna millet olarak inanmamız gerekmektedir.

Sonuç olarak para hırsı ve alaturka zihniyet maalesef inşaat sektöründe hala devam ediyor.

Yapılan işler tamamen günü kurtarma adına veya bu işten nasıl kısa vadede para kazanabilirim mantığı üzerine devam etmiyor mu?

Türkiye inşaat sistemlerini betonarme tarz üzerine kurarak sağlıklı nesiller yetiştiremez.

Ancak ahşap sistemin yoğun olduğu gelişmiş ülkelerde toplumsal bilinç ülkemizden daha hızlı yerleşiyor.

Bu durum biraz da ekonomi ile ilgili olsa gerek.

onuçta Ahşap teknolojisi vizyon isteyen ve çok uzun ömürlü yapısallarla inşa edilen bir sistem olmasına rağmen bu cesareti gösteren şirket sayısı maalesef sektörde bir elin parmaklarını geçmiyor.

Demek ki bu konuda da şirketlerin kendine güveni yok.

İyi haftalar.


Bu makale 19 Temmuz 2008 Cumartesi günü girildi ve 487 kisi tarafından okundu.
  YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Ahşapla ilgili yanlış bilinenler

Ahşap sistem ve satış

Ahşap dünyası

Ahşap sistemin dayanılmaz cazibesi..

Ahşap sistem ve projeler..

Projelerin pazarlama ve satışları neden ömürlüdür?

Yeni bir dönem başlıyor..

Şehir planlamaları ve deprem üzerine düşünceler..

“İstanbul’un yarısı yıkılıp yeniden inşa edilmelidir”

Ahşap sistemin faydaları saymakla bitmiyor..

Neden ahşap?

Ahşap sistemle inşa edilen evler krizden etkilenir mi?

Güvenli yaşamak istiyorsak ahşap sisteme mecburuz..

Ahşap sistemin en’leri..

Yabancılardan niye korkuyoruz?

Herkes iyi düşünmeli..

Ahşap sistem ve deprem

Sektör nereye koşuyor..

Ayaklarımız yere basmalı..

Sektör üzerine düşünceler…
 
TOKİ’den yeni 4 kampanya
12 firma eleman alacak
 
© 2007-2008 Emlak Kulisi Her Hakkı Saklıdır
Ana Sayfa | İletişim | Reklam | Konut Forum
Açılış Sayfası Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | İletişim