Google emlakkulisi
Konut | Konut Projeleri | TOKİ | KİPTAŞ | Yazlık | Mortgage | İş Fırsatları | Dekorasyon | Sigorta | Kira | Ticari | Turizm | Sektörel | Dış Piyasalar | İhale |     
Toki Cephesi
Hedefimiz 500 bin konut!
Erdoğan Bayraktar
Ahşap Dünyası
Hangi vadeyle ev alınır?..
Hüseyin Kuru
Gayr. Finansmanı
Fırtına öncesi sessizlik
Ali Hepşen
Mortgage Uzmanı
Döviz ve Dövize Endeksli Krediler – Nasıl Karar ...
Nejat Ozonay
Değerleme Uzmanı
Ankara Kalesi gelecek vaat ediyor
Ebru Öz
Tüm yazarlar için tıklayınız



 

Süper bir Ankara analizi!!!

Türkiye son 5 yılda dev bir şantiyeye döndü. Ankara hangi yöne gelişiyor? Konutta, merkezi lokasyonlarda ve alışveriş merkezlerinde neler oluyor? Ankara’da yaşayanlar ve Ankara’ya yatırım yapmak isteyenler kaçırmamanız gereken süper bir haber!!! Detaylar için tıklayın.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Genel Sekreteri Yeşim Uysal, Ankara’nın hemen hemen her yönde hızlı bir gelişim içinde olduğunu belirterek, "Kent merkezinde artık neredeyse konut bazında üretim yapılmıyor. Merkezde konutlar yerini iş yerlerine bırakıyor" dedi.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Genel Sekreteri Yeşim Uysal, içinde bulunulan büyüme ve genişleme çizgisiyle Ankara’nın köylerinin dahi kentleşme yolunda adım attığını söyledi.

"Ankara’nın hemen hemen her yönde hızlı bir gelişim içinde olduğunu" vurgulayan Uysal, "Kentin yoğunlukla batıya doğru büyüdüğü söylenebilir. Ancak, kuzeydeki yani protokol yolu etrafında yürütülen çalışmaları unutmamak gerekiyor. Burada binalar baştan yapılıyor. Bu çerçevede, Pursaklar’da hem arsa hem de bina fiyatlarında artış olduğu gözden kaçırılmamalı" diye konuştu.

Kentin büyüme ve gelişmesinin belirli ve düzenli programlar altında olması gerektiğini belirten Uysal, şunları kaydetti: "Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında, başkentin kuzeyinde yeni kent projeleri oluşuyor. Şimdiki gidişatta gözlendiği gibi, boş görülen her alanın sürekli olarak mega kentler, plazalarla doldurulmaya çalışılması, sadece konut ve alış veriş merkezleri anlamında yapılaşma olması yanlıştır. Bu bölgeler aralarında, tiyatro, kütüphane, opera gibi

sanatsal, kültürel faaliyet alanları ile de donatılmalıdır."

-"YAŞAM TARZI DEĞİŞİYOR"-

Ankara’nın da diğer dünya kentlerinde görülen trende doğru hızla yol almaya başladığını anlatan Uysal, "Yani, kent merkezinde artık neredeyse konut bazında üretim yapılmıyor. Merkezde, konutlar yerini iş yerlerine bırakıyor" dedi.

İnsanların kent merkezlerini artık çalışma amaçlı günü birlik kullanmaya başladığına dikkati çeken Uysal, "Bu gelişmelerin paralelinde yaşam tarzı da değişiyor. İnsanlar artık apartmanlardan çok kent dışında güvenliği, alışveriş merkezi, peyzajı olan sitelerde oturmayı tercih ediyor" diye konuştu.

Kentin dışında oturan insanların rahatlığı nedeniyle kilometrelerce yol gidip gelmeyi bile göze aldığını anlatan Uysal, bu gelişme trendinin artarak süreceğini söyledi.

Uysal, Gölbaşı’nın da konut üretimi anlamında yeni bir tarza doğru yöneldiğini anlatarak, "Bu ilçenin de çehresi değişmeye başladı. Burada artık bahçeli iki katlı konutlar üretiliyor. Buralar da çok tercih edilen yerleşim alanları haline geldi" diye konuştu.

Yaşam tarzının kullanılan enerji kaynakları açısından da değiştiğine dikkati çeken Uysal, sobalı konut üretiminin neredeyse hiç yapılmadığını ifade etti.

Doğal gazın konutlara hakim olduğunu vurgulayan Uysal, "Az sayıda merkezi sistem kullanan binalar üretiliyor" dedi.

Yapılaşmanın, Ankara’nın "başkent" kimliğine ters düşmemesi gerektiğini ifade eden Uysal, gelecek kuşaklar da göz önüne alındığında, dev binaların ve büyümenin, kentin nefes almasına imkan tanıyacak tarzda, planlı program içinde olması gerektiğini sözlerine ekledi.

-MÜCAVİR ALAN MİKTARI 4 KAT ARTTI-

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Seyfi Saltoğlu, başkentin 2004 yılına kadar 202 bin hektar olan mücavir alanının, 2007’de 850 bin hektara yükseldiğini söyledi.

Bölgelerin imara açılarak, konut alanına dönüşümünde verilecek kararların çok önemli olduğunu belirten Saltoğlu, bu çerçevede, bölgenin SİT ve koruma alanı sahasında yer alıp almamasına da dikkat edildiğini bildirdi.

Başkentin nüfusunun 4 milyonu geçtiğini ifade eden Saltoğlu, Ankara’nın 2025 yılındaki master planında nüfusun 7,5 milyonu geçmesinin beklendiği söyledi.

Nüfus artışı ve göç almanın yeni yapılaşmaları beraberinde getirdiğine dikkat çeken Saltoğlu, bu durumun vatandaşları kent dışına doğru yayılmaya yönelttiğini kaydetti. Saltoğlu, 20 yıl ya da daha öncesine bakıldığında Eskişehir yolunda bugünkü gibi konut ve alışveriş merkezi anlamında yapılaşma olmadığını belirterek, Çayyolu ve Eryaman’ın bunlara örnek teşkil edebileceğini söyledi.

Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi’nin, büyüklük ve kapsam olarak Türkiye’nin en büyük projeleri arasında yer aldığını bildiren Saltoğlu, "Esenboğa Havaalanı yolu üzerinde, çevre yolu ile Çubuk Barajı girişi arasında kalan bölgede yer alıyor. Binalar son teknoloji ile donatılıyor. Her dairenin kapalı otoparkları, kameralı monitör sistemleri ile tüm mekanlar güvenlik sistemi içine alınmış durumda" dedi.

Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, gecekondu önleme ve kentsel gelişim projelerinin hayata geçirildiğini ifade eden Saltoğlu, TÜRKKONUT tarafından Temelli mevkine villa tarzı konutlar yapılırken ve bölgede arsa satışlarının da sürdüğünü bildirdi. Konut ve alış veriş merkezi tarzındaki yapılaşmalarda, bölgenin dokusuna zarar vermeyecek oluşumlara dikkat ettiklerini belirten Saltoğlu, binaların kaç kat olacağı, yeşil alanlar ve birbirlerine olan mesafelerin dahi nasıl olacağının

belirlendiğini kaydetti.

Saltoğlu, TOKİ dışında konut projesi geliştiren bir diğer şirketin de Yapı Kredi Koray olduğunu belirterek, "Bu yıl içinde biri rezidans, diğeri de konut katları ve mağazası olan 2 projeye bulunuyor. Ankara Bilkent projesi, Eskişehir yolu üzerinde yaklaşık 18 dönüm alanda kurulacak. Ankara-Çankaya projesi ise Çankaya’da 10.5 dönüm alanda yapılandırılacak. Projede konut ve alışveriş merkezleri bir arada

olacak" dedi.

Saltoğlu, ayrıca Gölbaşı-Haymana arasındaki bölgede 22 bin dönümlük alanda, Karagedik Köyü yakınında da önümüzdeki yıllarda, yeni bir uydu kent oluşturulacağını kaydetti.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Başkanı Zafer Şahin de, kentin sağlıklı şekilde büyümesi ve geleceğinin ipotek altına girmemesi için, her şeyin planlı ve programlı şekilde olması gerektiğini söyledi.

Şahin, Ankara’da bugün gelinen noktada, özellikle altyapı ve ulaşıma önem verilmesi gerektiğini ifade ederek, büyükşehir belediyesine imar planlarında çok büyük işler düştüğünü belirtti.

-ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ-

Ankara’nın kentsel anlamda yaşadığı baş döndürücü gelişime alışveriş merkezleri de ayak uydurmaya çalışıyor. Ankara’da son 20 yıl içinde şubeleriyle birlikte onlarca alışveriş merkezi Ankaralılara hizmet vermeye başladı.

Kocatepe Beğendik ve Kavaklıdere’deki Karum Alışveriş Merkezi’nin açılmasıyla başlayan süreçte, Armada, Ankamall, Carrefour, Arcadium, Galeria, Praktiker, Koçtaş ve Migros’un diğer büyük şubeleri de listedeki yerini aldı.

-YENİ KONUT ALANLARI-

Toplu Konut İdaresi’nin de (TOKİ) yürüttüğü konut projeleri kentin çehresinin değişmesinde önemli rol oynuyor. TOKİ, Eryaman’da 6,7,8,9 ve 10. etaplarda toplam 7 bin 672 konutluk uygulama başlattı. Mamak’ta toplam 900 konuttan 620’sinin inşaatı tamamlanarak geçici kabulleri yapıldı. Ayrıca, Yatıkmusluk mevkinde, gecekondu dönüşüm projesi kapsamında 280 konut, Hatipçayı ve Ege

mahallelerinde de gecekondu dönüşüm projesi planlanıyor.

Sincan-Yenikent Projesi çerçevesinde yaklaşık toplam 3 bin konutluk proje planlanıyor. Protokol Yolu Gecekondu Dönüşüm Projesi kapsamında toplam 2 bin 400 konut inşa edilecek.

Etimesgut-Erler, Balıkuyumcu- Aşağı Yurtçu-Yukarı Yurtçu, Altındağ, ve Gölbaşı-Ayaş Projeleriyle yeni okullar, camiler, alışveriş merkezleri ve spor salonları inşa edilecek.

-KENT BATIYA DOĞRU GELİŞİYOR-

Ankara, yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları çerçevesinde yoğunlukla batıya doğru genişliyor. Ankara’nın en önemli kentsel gelişim aksı olan Eskişehir Yolu’nda son 20 yıl içinde birçok kamu kuruluşunun, siyasi partilerin, özel hastanelerin, eğitim kurumlarının ve alışveriş merkezlerinin binaları birbiri ardına yükseldi.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında kent merkezi olma özelliğini taşıyan Ulus, zamanla bu özelliği Kızılay’a devrederken, Kızılay da yerini Gaziosmanpaşa semti ekseninde gelişen, aralarında Tunalı Hilmi, Arjantin gibi gözde caddelerin de bulunduğu bölgeye bıraktı.

Eskişehir Yolu üzerinde bulunan Söğütözü merkezli aks da Ankara’da özellikle son 20 yıl içinde büyük bir gelişim ve dönüşüm içine giren bir diğer bölge oldu. Ankara’nın en önemli kentsel gelişim aksı olan Eskişehir Yolu’nda son 20 yıl içinde kamu kuruluşlarının, siyasi partilerin, özel hastanelerin, eğitim kurumlarının ve alışveriş merkezlerinin binaları birbiri ardına yükseldi.

Öte yandan, Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi çalışmaları çerçevesinde Esenboğa Protokol Yolu çevresinde hiç denenmemiş bir anlayışla yönetilecek yeni bir kent doğuyor. Protokol yolu çevresinde kentsel dönüşüm çalışmaları çerçevesinde akıllı kent inşa edilecek.

Kentte yaşayanların, doğum günlerinden evlilik yıldönümlerine, otomobili olup olmadığından sigara içip içmediğine kadar tüm bilgileri depolanacak.





Bu haber 30 Temmuz 2007 Pazartesi günü girildi ve 2214 kişi tarafından okundu.

  DİĞER BAŞLIKLAR

İsthanbul'da yol tartışması

İşte Ankara’nın en değeli bölgeleri!

Regnum Astrum Towers’da sular boşa gitmeyecek

AKM’yi İstanbul 2010 yenileyecek

DİKKAT! Köprüde çalışma var

3. köprüye Marmara Denizi’nde alternatif

TOKİ’den Diyarbakır’a destek

İstanbul’a masal gibi yatırım

İstanbul Temapark’la değişecek

Sulukuleliler bayrama taşınıyor

Sulukuleliler taksit derdine düştü

Akfırat-Orhanlı-Aydınlı üçgeni hızla gelişiyor

1500 yıllık kilise tehlikede

Köprü güzergahı ters köşeye yatırılabilir

Marmaray’a durdurma kararı

Üçüncü köprü 4 katlı olsun

Yaşam bulutların üzerine çıktı

’Gelin bu caminizi de kurtarın’

Boğaz’da kesinleşen bir güzergah yok

İşte 3. köprünün güzergahı

Başakşehir metrosu yıl sonuna hazır

Engelsiz yaşam kapısı aralanıyor

Deniz Köşkler Sosyal Tesisleri açıldı

Üsküdar'ın çehresi değişecek!

Köyünü yeniden inşa ediyor

Silivri İstanbul’un yeni merkezi olacak

Projeyi Kalkınma Ajansları'na getir, parayı al

ArkiPARC 2008’de İki Yeni Proje: İstanbul Maketi ve İnteraktif Harita

Kurtköy sakinlerine ve yatırımcılarına müjde mi var?

Kentsel dönüşüm olmasaydı müteahhit Çinçin’e girmezdi
 
TOKİ'de bu hafta 4 yeni kampanya
10 firma eleman arıyor
 
© 2007-2008 Emlak Kulisi Her Hakkı Saklıdır
Ana Sayfa | İletişim | Reklam | Konut
Açılış Sayfası Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | İletişim 
Emlak Kulisi | Ülke olarak fırsatları değerlendirelim..
Google emlakkulisi
Konut | Konut Projeleri | TOKİ | KİPTAŞ | Yazlık | Mortgage | İş Fırsatları | Dekorasyon | Sigorta | Kira | Ticari | Turizm | Sektörel | Dış Piyasalar | İhale |     
Toki Cephesi
Hedefimiz 500 bin konut!
Erdoğan Bayraktar
Ahşap Dünyası
Hangi vadeyle ev alınır?..
Hüseyin Kuru
Gayr. Finansmanı
Fırtına öncesi sessizlik
Ali Hepşen
Mortgage Uzmanı
Döviz ve Dövize Endeksli Krediler – Nasıl Karar ...
Nejat Ozonay
Değerleme Uzmanı
Ankara Kalesi gelecek vaat ediyor
Ebru Öz
Tüm yazarlar için tıklayınız



 

Ülke olarak fırsatları değerlendirelim..

Hüseyin Kuru

Yaşanan bu küresel kriz acaba ülkemiz için bir fırsat olabilir mi?

Şimdi tüm ekonomistlerin ve piyasa aktörlerinin gündeminde bu soru var.

Madem ülkemizde ki bankacılık piyasasının güçlü bir mali yapıda olduğundan bahsediliyor o zaman yeni önlem ve tedbirlerle bu krizden karlı çıkabilir miyiz diye insan ister istemez düşünüyor.

Haliyle medyada ve özellikle yazılı basında bu konuda makaleler yazılıyor.

Geçen hafta içinde Milliyet gazetesinde Sayın Taha AKYOL köşesinde 1929 yılında ABD yaşanan ve tüm Dünya’ yı saran büyük buhranın ardında genç Türkiye Cumhuriyetinde yaşanan süreci anlattığı yazıda, ülkenin ilk dış borçlanmasını ve kaçan fırsatları işlediği Atatürk devrinde kriz adlı yazısını aynen buraya aldım.

İsterseniz beraber okuyalım; 

’’ İçinde yaşadığımız kriz sürecinde herkes "1929 Bunalımı"nı hatırlıyor, mukayeseler yapıyor.

Türkiye'de Atatürk Cumhurbaşkanı, İnönü Başbakan'dır.

Şevket Süreyya ve Falih Rıfkı gibi birçok yazar Atatürk'ün ekonomiyle fazla ilgilenmediğini belirtir; kendisinin de Hasan Rıza'ya söylediği gibi, temel ilgi konuları diplomasi ve savunma politikaları ile dil ve tarih teorileridir.
Ekonomiyi yöneten, Başbakan İnönü'dür.

1929'a Türkiye iyimser girmiştir, milli gelir 2 milyar lirayı aşmıştır ama kriz öyle bir vuruyor ki, 1934'te 1 milyar 200 milyona düşüyor!

Özellikle nüfusun yüzde 80'inin barındığı tarım mahvolmuştur!
Atatürk, "Bunalıyorum; her yerde dert, ıstırap dinliyorum" demektedir.

İnönü hükümeti tarafından 1930 başında "Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu" çıkarılıyor.

Cumhuriyet ilk dış borcu bu dönemde alıyor; Amerika'dan 10 milyon dolar...

Bunu Sovyet Rusya, Almanya ve İngiltere'den alınan dış borçlar izleyecektir.
Ağustosta muhalefet partisi Serbest Fırka'nın kurdurulmasındaki amaçlardan biri, 'liberal' görüntü vererek dış yardım almaktır.


Sıkı politika

Sovyet uzmanlarından başka, Fransız iktisatçısı C. Rist, Amerikalı iktisatçı E. Kemmerer gibi yabancı uzmanlar davet edildi, maliye ve sanayileşme gibi konularda raporlar istendi.

"Buhran Vergisi Kanunu" çıkarıldı, gümrükler yükseltildi, yerli malları kullanımı teşvik edildi, Tasarruf Cemiyetleri kuruldu.
İç borçlanma için "Dahili İstikrar Kanunu" kabul edildi...

Mevduatı Koruma Kanunu" çıkarıldı, bugün olduğu gibi o zaman da mevduata devlet garantisi verildi.

Yabancı firmaların işlettiği demiryolları, limanlar devletleştirildi. Kibrit bile devlet tekeline alındı.

İlk şeker ve dokuma fabrikaları kuruldu; dış yardımlarla demir-çelik ve savunma sanayiileri alanında adımlar atıldı.
İnönü, "denk bütçe" ve "denk dış ticaret" politikalarını tutkuyla sürdürdü, dış ticaret fazla bile verdi!

Ağır krizin ve bu 'çok sıkı' politikanın yarattığı daralmaya rağmen, İnönü, "yurdu demir ağlarla örme" siyasetini büyük başarıyla götürdü; demiryolu yapımını adeta saat başı takip etti.


Kriz ve fırsat

O zaman, bu aşırı derecede sıkı politikalar yerine, yine o zaman, dünyanın yaptığı gibi, Keynesçi metotlar, yani yatırım yoluyla piyasaya biraz para sürerek talep yaratan politikalar uygulanamaz mıydı?

Şevket Süreyya Aydemir Mart 1932'de Kadro dergisinde "Makinaların Muhacereti" (Göçü) başlıklı çok önemli bir yazı yayımlamıştı: Kriz yüzünden Batı'da makineler, yatırım ve ara malları sudan ucuzdur.

Krizi fırsata çevirmek için Türkiye yılda 300 milyon liralık makine ithal ederek sanayileşmesini hızlandırabilir!

Ama, Kasım 1933'te yine Kadro'da, geçen bir buçuk yılda sadece 20 milyonluk makine ithal ettiğimizi hüzünlü bir dille yazmıştır.

Aydemir, yıllar sonra "İkinci Adam" adlı eserinde, 1930'larda "sanayiin bilhassa özel teşebbüsün kösteklenmesi" boyutlarında aşırı bir 'sistem' uygulandığı için gereken dinamizmin gösterilemediğini anlatır.

Keşke Atatürk tarih ve dil teorilerine gösterdiği ilgiyi ekonomiye gösterseydi, daha atılgan bir ekonomi siyaseti mümkün olurdu; mesela, devletleştirmelere giden para sanayi ve tarıma gidebilirdi galiba.
Ders: Krizi fırsata çevirmek için gözlerimizi dört açalım.’’


Siyasetçinin devlet adamı olabilmesi için vizyon, basiret ve ileri görüşlülük gerekmektedir.

Ben şahsen bu konuda sayın başbakana güveniyorum.


Tekrar konumuza dönecek olursak; inşaat sektörü bugün 1.5 milyon insanın ekmek yediği, 300 sektörün etkilendiği ve 4000 kalem malın kullanıldığı, 41 çeşit vergi ödenen en büyük sektör ve ülkenin amiral gemisidir.

Piyasaları canlandırmak için sektörel bazı tedbirlerin uygulanmasını yararlı görüyorum çünkü bu durum sektöre dinamizm ve güven getirecektir.

Tabi ki bu konuda en sağlıklı ve sağlam veriler hükümetin elinde.

Ancak bu süreç düşünülerek mesela 2010 yılına kadar belirli bir takvim gözetilerek bir dizi önlem, tedbir, iyileştirme veya ne derseniz deyin Türkiye’nin amiral gemisine yol açılmalıdır.

İnanın bu ülkemiz ve piyasalar için çok akıllı adımlar olacaktır.

Mesela ; Tapu harçlarının indirilmesi, 4 yıl içinde satılan gayrimenkulden alınan kazanç vergisinin belirli bir süre ile ertelenmesi veya kaldırılması, Önümüzde ki 2 yıl içinde satılan gayrimenkullere vergi muafiyeti, KDV oranlarında düşüşler yapılması, %1 uygulanan konutların 150 m2 den 250 m2 ye çıkarılması, 250 m2 ye kadar olan villalarda KDV oranının düşürülmesi, İllerin GSMH’na göre KDV indirimleri veya muafiyetler, Yeni mülklerde 1.yıl vergi muafiyeti, Yabancı yatırımcılar veya şirketler için belirli bir süreye kadar gayrimenkul yatırımlarında bazı muafiyetler vb. gibi tedbirler düşünülmelidir.

Tabi ki hükümet bu konuda kendi düşüncelerini sarf ederek veya daha farklı çözümler sunarak piyasalara güven verebilir.

Bakın bunlar ilk akla gelen ve uygulanması geçici bir süre içinde kayıptan daha çok piyasaları rahatlatacak ve güven sağlayacak adımlar olarak görülmelidir. Aslında bu tür kriz ve durgun koşullar sektörel disiplinin sağlanması açısından da uygun dönemler olabilir. 


Takdir edersiniz ki herkesin inşaat şirketi kurup alalade proje veya siteler inşa etmek istediği veya inşa ettiği bir ülkede böyle dönemlerde belirli standartlar ve kurallar getirilerek disiplin sağlanabilir.

Zaman zaman sektörde kalite platformu adı altında 5-10 şirket bir araya gelerek güzel şeyler yapma gayreti içine giriyor ancak sesleri bir zaman sonra duyulmuyor.

AB yolunda ki Türkiye inşaat sektörünü de aynı reel piyasalar gibi belirli standart ve düzenlemelerle derleyip toparlamalıdır.

Lütfen bu konuda hızla ve acilen gerekenleri yapalım.

İyi haftalar.
 


huseyinkuru@sunflower.com.tr


Bu makale 07 Ekim 2008 Salı günü girildi ve 854 kisi tarafından okundu.
  YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Ahşapla ilgili yanlış bilinenler

Emlak fiyatları düşer mi?

Ahşap dünyası

Ahşap sistem ve satış

Ahşap sistemin dayanılmaz cazibesi..

Kriz ne zaman biter?

Ahşap sistem ve projeler..

Ahşap sistemle inşa edilen evler krizden etkilenir mi?

Projelerin pazarlama ve satışları neden ömürlüdür?

Yeni bir dönem başlıyor..

Şehir planlamaları ve deprem üzerine düşünceler..

“İstanbul’un yarısı yıkılıp yeniden inşa edilmelidir”

Ahşap sistemin faydaları saymakla bitmiyor..

Neden ahşap?

Ahşap sistemin en’leri..

Güvenli yaşamak istiyorsak ahşap sisteme mecburuz..

Herkes iyi düşünmeli..

Yabancılardan niye korkuyoruz?

Krizin getirdiği sorular ve cevaplar..

Ahşap sistem ve deprem
 
TOKİ'de bu hafta 4 yeni kampanya
10 firma eleman arıyor
 
© 2007-2008 Emlak Kulisi Her Hakkı Saklıdır
Ana Sayfa | İletişim | Reklam | Konut
Açılış Sayfası Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | İletişim