Tebernüş Kireçci

Hilal Bayram

Ahmet Korkmaz

Cihangir Dönmez

Belgin Dönmez

Serdar Dağıstan

Tebernüş Kireçci

Ana Sayfa | Mehmet Soğancı: İmar afları birincil derecede önemli!
Mehmet Soğancı: İmar afları birincil derecede önemli!

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı 'İmar afları birincil derecede önemli' dedi

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği  (TMMOB), 17 Ağustos 1999 depreminin yıl dönümünde, depremin yarattığı toplumsal  sonuçlar konusunda kamuoyu duyarlılığını artırmak, siyasal iktidar ve yerel  yönetimlerin sorumluluklarını hatırlatmak amacıyla Yalova ve İzmit ´te 'Depreme  Duyarlılık Yürüyüşü' düzenleyecek.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, yazılı açıklamasında,  yürütücülüğünü TMMOB İnşaat Mühendisleri Odasının üstlendiği etkinlik  çerçevesinde, 16 Ağustos Pazartesi günü saat 19.00 ´da Yalova ´da toplanacaklarını  belirtti.

17 Ağustosta saat 03.02 ´de hem Yalova ´da hem de İzmit ´te yürüyüş  yapacaklarını ifade eden Soğancı, şunları kaydetti:
'Topluca haykıracağız; depremlerin ve doğa olaylarının ´afet ´ olarak  yaşanması ülkemizin ve halkımızın yazgısı olamaz. Olmamalıdır. Her zaman  söylediklerimizi bu 17 Ağustosta da bir kez daha söyleyeceğiz.'
Türkiye ´nin, yerkürenin en etkin ve yıkıcı deprem kuşaklarından birinin  üzerinde bulunduğuna dikkati çeken Soğancı, son 60 yıl içinde meydana gelen  depremlerde, 60 bine yakın kişinin hayatını kaybettiğini, 120 bini aşkın kişinin  yaralandığını, 420 bin civarında binanın da yıkıldığını veya ağır hasar gördüğünü  hatırlattı.

-'İMAR AFLARI BİRİNCİL DERECEDE ÖNEMLİ'-
17 Ağustos depreminin üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen, mühendis, mimar  ve şehir plancılarının, ülkenin deprem tehlikesi ve riski konusunda sürekli  yinelediği uyarıların siyasal iktidarlarca dikkate alınmadığını savunan Soğancı,  şöyle devam etti:

'Depremlerde can ve mal kayıplarının bu kadar yüksek olmasında imar  aflarının birincil derecede önemli olduğunun artık biliniyor olması gerekir.  Bilime ve mühendisliğe, akla ve uygarlığa aykırı olarak siyasal iktidarlarca  uygulanan rant politikaları nedeniyle ülkemiz sadece bir ´deprem ülkesi ´ değil,  bir ´afet ülkesi ´ olmuştur.'

Türkiye ´de, dereler, vadiler, ormanlar, su havzaları, deprem tehlikesi  içeren, özetle yapılaşmaya uygun olmayan alanların rant ekonomisinin baskısı  altında yapılaşmaya açıldığını, gelecekte açılmaması yönünde ciddi bir iradenin  de olmadığını ileri süren Soğancı, şunları kaydetti:

'Deprem hasar, zarar ve can kayıplarının azaltılmasının bilinen tek  yolu, mühendis, mimar ve şehir plancılarının ortak katkı ve çabalarıyla depreme  dayanıklı yerleşim alanları ve yapılar tasarlamak ve üretmektir. Bunun için  deprem öncesi, sırası ve sonrasında yapılacak çalışmalarda kamu yararı ve ülke  çıkarı bağlamında ulusal bir deprem politikası belirlenerek, ciddi programlar  oluşturulmalı ve daha da önemlisi bunlar yaşama geçirilmelidir. Yerleşme ve  yapılaşma bağlamında gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, yasaların uygulanması  sağlanmalı, sağlıklı ve güvenli yapı üretim ve denetim sürecini sermayeye ticari  bir alan olarak teslim eden anlayış bırakılmalı, kamusal denetim  etkinleştirilmelidir.'
AA
    Yazdır