Sirkeci başta olmak üzere tarihi ilçe Eminönü’nün bir dönem iş merkezi hüviyetinde olan semtlerinde, eski hanlar, tarihi yapılar turizme kazandırılıyor. Tarih yarımadadaki üretim ve imalat faaliyetleri, bu iş için yıllar önce ayrılan merkezlere kaydırılacak. Çocuklarımız görecek mi? Reha Medin Emlak Genel Müdürü Nabi Cücük, "İstanbul’un kalbi olan Eminönü’nde insanlar Kadıköy vapurundan inince, yollarda yürüyünce güzellikler görmek istiyor ama, ben göremiyordum, turist de göremiyor. 10 yaşındaki çocuklarımız 20 yıl sonra görebilecek mi?" şeklinde bir soru soruyor. Eminönü bölgesini 30 yıldan fazladır yakından takip ettiğini söyleyen Nabi Cücük, "Dramatik örneklere bizzat şahit oldum. Eminönü ilçesini komple düşünmeli. İmalatçıların yüzde 90’ının taşınacağı 1985’lerden beri konuşuluyor. Fakat öyle plansız işler oldu ki... Gitmek isteyen de çeşitli sebeplerle gidemedi. Bölge tamamen kimliksiz kaldı" ifadelerini kullanıyor. Nabi Cücük, esnafın gitmekle kalmak arasında durduğunu belirterek şöyle devam ediyor: "Gitmekle kalmak arasındaki esnaf da gidince mevcut kazancını kaybetme korkusu yaşıyor. Ya topyekün gidecekler ve Eminönü gerçekten bir turizm merkezi haline getirilecek; ya da böyle kimliksiz kalacak. Turizm amaçlı olacak deniyor; ayakkabıcının boşalttığı yere turizmle alakalı olmayan başka bir sektörden esnaf geliyor. Boşaltan boşalttığı ile kalıyor. Yapılaşma çarpık. Ticaret kimliksiz... Turizm işletmesi mi, atölye mi ne oldukları belli değil. Bölgenin çehresi değişmeli." Görüntü kirliliği ortadan kalkacak mı Bir dönem İstanbul’un, hatta ülke ticaretinin kalbi sayılan Eminönü artık bu kimliğini kaybetti. Şehirde yeni ticaret ve iş merkezleri oluştu. A’dan Z’ye en ince ayrıntılar düşünülerek dönüştürülmesi gereken Eminönü ise gelişmelerin gerisinde kaldı. Turizm bölgesi denilen Sirkeci, Sultanahmet gibi yerlerde bile görüntü kirliliği sürüyor. Bölgede bugün hanlar bile otele dönüşmeye başlamıştı, şimdi yeni planlarda yapıların yüzde 50’sinin konut olarak korunacağı belirtildi.
Buna rağmen, turizm işletmelerinin sayısının önümüzdeki yıllarda artacağı kesin... İstanbul Umum Emlak Komisyoncuları Odası Başkan Yardımcısı Nizamettin Aşa, Eminönü sınırları içinde turizm dışında iş yapmanın güçleştiğini düşünüyor. Aşa’ya göre ticaret anlamında, bölge eski cazibesini kaybetti. Han katları ve ofislerin boşandığına işaret eden Aşa, bu konuda şu bilgileri veriyor: “Turizme hizmet vermek üzere dönüşüme hazırlanıyor. Zaten turizme yönelik hazırlanan yapılar, sokaklarda doluluk oranı yüksek, ancak tekstil, giyim üzerine iş yerlerinin bulunduğu hanların çok azı dolu... Dolu olanlar ise yeterli iş hacmine ulaşamıyor. Turistik sit alanı ilan edilen bölümlerde birçok yer otele dönüşüyor. Turistik eşya, lokanta, otel gibi işletmeler önem kazanıyor. Turizm dışında herhangi bir iş yapmak kolay değil. Bence bölgenin tek kurtuluş yolu turizm." Butik otele dönüşüm için proje tashihi gerekiyor Sultanahmet’te faaliyet gösteren RE/MAX Antares Emlak Ofisi Brokeri Bülent Cönbez, tarihi yarımadanın ve İstanbul’un bu özel bölgesinde kentsel dönüşüm çerçevesinde radikal bir değişiklik yaşandığını belirterek, "Sultanahmet bölgesindeki imar durumu ile ilgili kesinleşmiş bir şey olmadığı için, tadilatlar yapılıyor sorunlar var" şeklinde konuşuyor. Konut alanı ilan edilen bölgelere dikkat çeken Bülent Cönbez, "Bölgenin yüzde 50’si konut olacak. Tarihi binalarda, derecesine göre tadilat yapılacak. Yıkıp yeniden yapma olmaz. Alıp, binaları restorasyon projesi geliştiriliyor. Bölgenin üçte ikisinin onayı Anıtlar Kurulu’ndan geçiyor. Butik otele dönüşmesi için de, projenin tashihi gerekiyor. Bu da 6-7 ay sürüyor" diyor. Belediyenin hazırladığı her yerin otel yapılamadığını da ifade eden Bülent Cönbez sözlerine şöyle devam ediyor: "Bölge, yoğunlukla konut-konaklama olacak. Bölgenin sadece yüzde 17-18’i butik otele dönüşebilir. Bölgenin toplam alanı 5 milyon metrekare ve kamu kuruluşları da var. Sultanahmet Adliye binaları kültürel tesis olarak planlanıyor. Marmararay’ın bitmesi ile de bir takım gelişmeler yaşanabilir. Eminönü’nün Fatih ile birleşmesi ile ilgili de bir süreç var. Bu süreç, yaşanan gelişmeleri yavaşlatabilir. Yabancıların karşısına da inşaatla ilgili sorunlar çıkıyor. Mülkler eski ve çok hissedarlı. Görüşme yapılıyor ve toplanıyor ama mal sahipleri 3’üncü jenerasyon. Her bina, parsel ve hisse üzerinde pay arttığı için uzun süreçler alabiliyor. ’Bölge turizm alanı olacak’ demekle de olmuyor. Ciddi altyapı ihtiyacı var. Bir otel yapacağınız zaman çok odalı otel yapma olasılığınız çok az. Çünkü, 4-5 parseli toplamanız gerekecek." Oda sayısı arttıkça kârlılık oranı artar Butik otele uygun binalarda, oda fiyatının 100-150 bin dolar aralığında olduğunu kaydeden Bülent Cönbez, bu konuda ise şu bilgileri veriyor: "Faal durumda, manzaralı, konumu güzel iyi bir yerde ise; Sultanahmet ve Ayasofya’da ise iyi bir otel 150 bin dolar. Çok özel durumda olanlara ise oda başına 200 bin dolara kadar fiyat isteniyor. Oda sayısı arttıkça fiyat da artar. Maliyet düşer, kârlılık artar. Ortalamayı aldığınız zaman bölgedeki binalar, oteller 25-30 oda arasında. Eskiden rağbet yoktu. Bilhassa bölgeye gelenler kültür turizmi için geliyor." (Hürriyet Emlak Nisan sayısından alınmıştır.)
|